TÜRKÇE KLAVYE X  
Türkçe karakterler
       

       
   
Untitled
Ana Sayfa Haberler Videolar Makaleler Oteller Turistik Yerler Resimler Forum iletişim
  Üye Alanı
 
 Üye Ol | Şifremi Unuttum?
 
Sponsor


 
 DUYURULAR

Sitemizdeki tüm sinema filmleri ve eğlence bölümü www.bosvaktim.com '  a taşınmıştır. sitemizde şu andan itibaren sadece otel pansiyon gezi tatil ve ilanlar yer alacaktır.


 Bartın Karazilecekdeniz Truzim Bilğileri Gezilecek Yerler

Bartın İnsanı Cana Yakınlıgından Ziyade İlin Kendisi De bir Başka Deyimle Mükemmel görünüme Sahip Karadeniz Bölgesinde Yaşanacak Yerdir

KÜLTÜR TURİZMİ: Tarihi Paphlagonia bölgesinde en eski yerleşim
merkezlerinden olan ve ülke ölçeğinde köklü bir turizm geleneği bulunan
Amasra‘da, henüz açığa çıkarılamayan zengin antik değerler ile Osmanlı
Evleri, el sanatları ve diğer folklorik özellikler kültür turizminde
değerlendirilebilecek kaynaklardır. El sanatlarından 400 yıllık bir
geleneği yansıtan ahşap yat ve tekne yapımcılığı, Amasra’da ağaç işleri
(oymacılık- süsleme) ve Merkezde tel kırma ile yöre mutfağı…

Amasra, Tekkeönü ve Güzelcehisar Kaleleri, Halitbey, İbrahimpaşa,
Şadırvan, Hacımehmet, Yahyaağa, Orduyeri, Kemerköprü, Fatih Camileri
ile İçkale Mescidi, Kemer, Orduyeri, Kemerdere Köprüleri, Kuşkayası Yol
Anıtı, Aya Nikolas Kilisesi, Kiliseler ile Roma Meclis Sarayı
kalıntıları, Kromna kenti kalıntıları olan Mahzen ve Galeri ile
Yedikuyular, Ebu Derda Türbesi, Amasra Çekiciler Sokağı ve Yerel Sivil
Mimarinin örnekleriden de Bartın Evleri gibi tarihi yapılar kültür
turizmine kaynak teşkil etmektedir.


DENİZ TURİZMİ: İnkumu, Amasra, Güzelcehisar, Mugada, Kızılkum,
Çakraz, Akkonak, Göçkün, Kurucaşile Tekkeönü, Hatipler, Çambu,
Karaman,Kapısuyu pilajlarında yüzme olanaklarınının yanı sıra deniz
turları ile kıyı peyzajının seyri olanakları bulunmaktadır.


IRMAK TURİZMİ: İlimizde Bartın ırmağı; gerek debisi ve akış hızı ve
gerekse çevresindeki doğal peyzaj ile önemli bir kaynaktır. Altın
Irmak-Gümüş Deniz Turları’nın başlangıç noktası olup, kano, su
bisikleti ve sandal gezileri ile kürek yarışları gibi aktivitelere
olanak sağlamaktadır.


YAYLA TURİZMİ: Bartın‘da; Uluyayla, Ardıç ve Gezen yaylaları olağanüstü güzellikler sergilemektedir

bartin_amasra.jpg


DAĞ VE DOĞA TURİZMİ: İl sınırları içerisinde Kastamonu-Bartın Küre
Dağları Milli Parkının % 40’lık kısmı Bartın sınırları içinde
bulunmaktadır. Uluslararası öneme sahip kanyonlar, boğazlar, mağaralar,
şelaleler, düdenler gibi ilginç karstik oluşumları; 1200 yıllık doğal
flora ve endemik bitki varlığı; 129 kuş ve 40 memeli türünün yaşadığı
fauna zenginliği, bilimsel araştırma ve çevresel izleme olanakları ile
doğa, mağara, botanik, fotosafari, ornitoloji ve kültür turizmi
açısından oldukça cazip zengin çeşitlilik sunmaktadır


MAĞARA TURİZMİ: Gürcüoluk, Sipahiler ve Uluyayla Mağaraları


AV VE YABAN HAYATI TURİZMİ: Bartın İli’nde gerek karasal alanlar
gerekse su yüzeyli alanlar üzerinde, yaban hayatı bakımından zenginlik
mevcuttur.


YAT TURİZMİ: Amasra limanı ve Bartın ırmağı; yat turizmine uygundur.


CAMİLER VE KİLİSLER:


Halilbey Camii (Yukarı Cami): Bartın şehir merkezindedir. 1872
yılında Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Kubbesiz, dikdörtgen
planlı, iki pencere ile aydınlanan kagir bir yapıdır.


İbrahimpaşa Camii (Orta Cami): Bartın çarşısındadır. Bosna Valisi
İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapım yılı bilinmemekle
birlikte 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir, 1864
ve 1897 yıllarında iki yangın geçirdiği, 1898 yılında yeniden
yaptırılarak 1901 yılında ibadete açıldığı bilinmektedir. 1968 yılında
deprem sonrası tamir görmüştür. 12’si büyük kubbenin etrafında olmak
üzere 32 pencerelidir.Kare planlı, tek kubbeli ve tek minarelidir. Ana
malzeme; köşelerde blok kesme taş, diğer kısımları moloz taştır.
Altında 11 adet dükkân bulunmaktadır.


Fatih Camii: 9. yüzyılda Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir
Bizans kilisesidir. Amasra’nın fethi sırasında 1460 yılında Fatih
Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir.


İçkale Mescidi: Amasra Kalesi içinde, eski bir şapeldir. 15. yüzyılda mescide dönüştürülmüş, 1930 yılında ibadete kapatılmıştır.

9. yüzyılda çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan şapel,
11×7 m. boyutlarındadır. Ambon tonozunda “İsa Peygamber’in Göğe
Yükselişi” (Ascension) sahnesini hatırlatan izler; ambon, narteks ve
duvarlarının ise, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (fresk) ile
süslü olduğu görülmektedir. Ancak duvarlar ince bir sıva ile
kapatıldığından, bu freskolar zamanla düşen sıva tabakaları altından
yer yer ortaya çıkmakta ve tahribata uğradığı anlaşılmaktadır.


TARİHİ VE ARKEOLOJİK DEĞERLER:


Tarihi “Paphlagonia” bölgesindeki antik kentlerden; Sesamos
(Amasra), Kromna (Kurucaşile) ve Erythinoi (Çakraz) Bartın sınırları
içindedir.


Antik değerlerin en fazla görüldüğü antik kent Amasra’dır. Kromna
kentinin merkezi Tekkeönü (Hisar) köyünde de antik kalıntılar
bulunmaktadır. Eritnoi kentinin merkezinin ise Çakraz olduğu
bilinmesine karşın antik kalıntılara rastlanmamaktadır.


Amasra: Dünyada tek olan Kuşkayası Anıtı, Kale ve üzerindeki
armalar, Kilise (Fatih Camii), Chapel (Kültür Evi), Yeraltı Galerileri,
Oyma Mağaralar ve Bedesten kalıntıları antik kentin görünen yüzleridir.

5000 kişilik Tiyatro, Forum, Şeref yolu, Yeraltı Çarşısı, akropol ve nekropol gibi bölümler toprak altındadır.


ANTİK TİYATRO: Roma Dönemine ait olup, Aya Yorgi Tepesi’nin güney
yamacındadır. Tiyatro boşluğu (Cavea) ve Sahne (Skone) bölümleri
yıkılmıştır. Yeri mezarlık olarak kullanılan tiyatronun sadece bir
giriş kapısına ait kalıntılar görülebilmektedir.


AKROPOL: Bedesten’in güneybatısındadır. Surlarından çok az bir kısmı
ayaktadır. Burada bulunan bazı sütunlar Amasra Müzesi’nde
sergilenmektedir.


NECROPOL: Aya Yorgi Tepesi eteklerindeki bu antik mezarlık önemli
ölçüde tahrip olmuş, Anıt mezarlar ve Lahit taşları inşaatlarda
kullanılmıştır. Günümüzde sadece yeri bilinmektedir.


YERALTI ÇARŞISI: Roma Dönemine ait olduğu sanılan Çarşının, en
önemli bölümü Tomaşkuyusu mevkisindedir. Bedesten’deki yapı
tekniklerinin aynen uygulandığı 17 m.lik bir ana galeri ile buraya
açılan yaklaşık 50 odadan oluşmaktadır. Güneye ve batıya doğru antik
şehir alanlarında yer yer geniş kanalizasyonlara ve rogarlara rastlanır.


RIHTIMLAR VE DALGAKIRANLAR: İlkçağda yapılan ve sonraki dönemlerde
de onarılan harçsız-kenetli örgü (Opus Revincium) tarzındaki muntazam
dock sistemlerinin 1-2 ton ağırlığında blok kesme taşlarla yapıldığı
görülmektedir. Tarihi izlerin çoğu günümüze ulaşamamış, ancak 1803
yılında Jouannin ve 1886 yılında da Von Diest’in çizdikleri Amasra
krokilerinde limanın ve dalgakıranların konumu ayrıntılarıyla
gösterilmektedir.


YIKIK KİLİSE: Tavşan Adası’nda da Bizans Dönemine ait kilise kalıntılarına rastlanmaktadır


Kurucaşile:


HİSAR KALESİ VE MAHZENİ: Tarihi Kromna Kenti’nin merkezi olan
Tekkeönü (Hisar) Köyündedir. Tekkeönü Kalesine ait kalıntılarla
bütünleşen ve kale içinden denize kadar uzanan bir dehliz ile 7 adet
Kayakuyusundan oluşmaktadır. Dönemi bilinmemekle birlikte, kuyuların,
Kromna halkınca savaşta erzaklarını saklamak için kullanıldığı,
dehlizin gerektiğinde kaleden denize kaçış dehlizi olduğu ve denize
açılan kapısının liman yapımı sırasında doldurulduğu söylenmektedir.


MÜZELER:


Amasra Müzesi: Amasra Müzesi; Antik bir yerleşim merkezi olan Amasra
ve çevresinde sık sık taşınabilir eski eserlerin ortaya çıkması, burada
müze kurulması fikrini oluşturmuş, 1955 yılından itibaren derlenen
arkeolojik ve etnografik eserler 1982 yılında müze olarak hizmete
açılan bu günkü tarihi binasında sergilenmeye başlamıştır.

Amasra Müzesi hizmet binası da Osmanlı dönemi eserlerindendir. 1884
yılında Denizcilik Okulu olarak yapımına başlanan ancak bitirilemeyen
bugünkü bina Kültür Bakanlığı’nca 1976 yılında satın alınarak restore
edilmiş ve 1982 yılında hizmete açılmıştır.

Dört teşhir salonundan oluşan Amasra Müzesi’nde;


1. Nolu Arkeolojik Eserler Salonunda; Helenistik, Roma ve Bizans
Dönemlerine ait pişmiş toprak ve cam koku şişeleri, altın ve bronz süs
eşyaları, Amphorolar ve testiler, bronz heykelcikler, bilezikler,
haçlar, silahlar, kandiller ve kaplar ile Helenistik, Roma, Bizans ve
Osmanlı Dönemlerine ait altın, ve bronz sikkeler,


2. Nolu Arkeolojik Eserler Salonunda; Burada tamamen Hellenistik,
Roma, Bizans ve Ceneviz Dönemlerine ait mermer eserler, heykeller,
heykel başları, mezar stelleri, kabartmalı çeşitli parçalar
sergilenmektedir.


1. Nolu Etnografik Eserler Salonunda; Osmanlı Dönemine ait bakır
mutfak kapları, yazım takımları, silahlar, şamdanlar, mühürler,
kantarlar, seramikler ve yüzükler ile Amasra yöresine özgü ağaç
çekicilik sanatını yansıtan kaplar,


2.Nolu Etnografik Esreler Salonunda; Osmanlı Dönemine ait, yörenin
giyim-kuşam zevkini yansıtan giysiler, gümüş süs eşyaları, yatak ve
yastık örtüleri, halılar, keseler, eski duvar saatleri ile Kur’an’ı
Kerim’ler sergilenmektedir.


Ayrıca; Müzenin koridorunda 1852 tarihli, Saray Matbaasında basılmış
bir Akdeniz haritası, Müzenin bahçesinde de Hellenistik, Roma, Bizans,
Ceneviz ve Osmanlı Dönemine ait taş eserler bulunmaktadır.


KALELER:


Amasra Kalesi: Bizans Dönemine ait olan Amasra Kalesi, özelikle
Ceneviz Dönemlerinde değişikliklere uğramış ve 14-15 yy.larda Ceneviz
ve Osmanlı Dönemlerinde de ciddi onarımlar görmüştür.


Kale; iki ana kütleden oluşmaktadır. Birisi, o zaman ada olan ve
“Kemere” denilen bir köprüyle Amasra’ya bağlanan Boztepe’deki Sormagir
Kalesi, diğeri Amasra’daki Zindan Kalesi’dir. Kuzeydoğu ucunda
Büyükliman Kapısı, batısında Küçükliman (Antik) Kapısı ve güneyinde
Zindan Kapısı bulunmaktadır. Sormagir Kalesine, Kemere Köprü’ye bitişik
“Karanlık yer” denilen tonozlu ana kapıdan girildikten sonra Antikliman
ve Hacıdenizi yönlerinde iki tali kapıdan çıkılır.


Amasra Kalesi’nin kuzeydoğu-güneydoğu arasındaki doğu surlarının
uzunluğu 65 m, üzerinde 8 adet burç bulunan güney surlarının uzunluğu
300 m ve Kemere Köprü’den itibaren de büyük bölümü yıkılan kuzey
surlarının uzunluğu 200 m kadardır.


Sormagir Kalesi’nin kapıdan batıya doğru uzanan surları ile doğu ve
kuzeydoğusunu çevreleyen surların çoğu yıkılmış, kapıya bitişik batı
surlarının 50 m’lik bir kısmı ayaktadır. Kuzey ve kuzeybatı tarafı
denize çok dik bir yar halinde indiğinden buraya sur yapılmadığı
görülmektedir.

Adanın en yüksek yerinde denizciler için yapılmış bir fener bulunmaktadır.


Güzelcehisar, Şarköy, Fırınlı ve Tekkeönü Kaleleri: Merkez ilçe
sınırları içindeki Güzelcehisar Şarköy ve Fırınlı Köyleri ile
Kurucaşile ilçesinin tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü
Köyü’nde, Cenevizlilerden kalma kale kalıntılarına rastlanmaktadır.


DİNİ YAPILAR VE İNANÇ TURİZMİ:


Halilbey Camisi (Yukarı Cami) - BARTIN: 1872 yılında Halilbey
tarafından yaptırılmıştır. Kubbesiz, dikdörtgen planlı, iki sıralı 45
pencere ile aydınlanan kargir yapıdır. Salon boyutları 12×13 m’dir.


İbrahim Paşa Camisi (Orta Cami) - BARTIN : Bosna Valisi İbrahim Paşa
tarafından yaptırılmıştır. Yapım yılı bilinmemekle birlikte 150 yıllık
bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir. 1864 ve 1897 yıllarında
iki yangın geçirdiği, 1898 yılında yeniden yaptırılarak 1901 yılında
ibadete açıldığı bilinmektedir. 1968 yılında deprem sonrası tamir
görmüştür. 12’si büyük kubbenin etrafında olmak üzere 32 pencerelidir.


Kare planlı, tek kubbeli ve tek minarelidir. Ana malzeme; köşelerde
blok kesme taş, diğer kısımları moloz taştır. Altında 11 adet dükkan
bulunmaktadır.


Şadırvan Camisi (Aşağı Cami) - BARTIN: 1903-1905 yıllarında halktan
toplanan paralarla yaptırıldığı söylenmektedir. Minaresinin ise 1913
yılında yapıldığı şerefedeki kitabeden anlaşılmaktadır.


Dikdörtgen planlı olup, duvarları köşelerde kesme taş, diğer
kısımları tuğla ve moloz taştan harçla yapılmıştır. Kırk pencere ile
aydınlanan ferah iç mekanlara sahiptir. Altında dükkanlar
bulunmaktadır. Minaresi, kuzeybatı köşesinde kesme taştan çok köşeli
olarak yapılmıştır.


Fatih Camisi (ESKİ KİLİSE)- AMASRA: 9. yy.da Amasra Kalesi içinde
yapılmış eski bir Bizans Kilisesidir. Amasra’nın fethi sırasında 1460
yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir.


Dönemin tüm yapı özelliklerini taşıyan yapının Narthex (İlk Cemaat)
bölümü ve Ambon (Lapsis) çıkıntısı sonradan mekana katılmıştır. 19×11 m
boyutlarındaki cami, 1887 yılında dört duvarı dışında mekanı örten ve
yer yer yıkılma tehlikesi gösteren beşik tonoz örtüsü kaldırılmış,
ahşap tavan ve çatı yapılarak büyük bir onarımdan geçirilmiştir.


Kültür Evi (ESKİ CHAPEL) - AMASRA: Amasra kalesi içinde, eski bir
(küçük kilise) Chapel iken 15. Yy. da Mescide dönüştürülmüş, 1930
yılında ibadete kapatılmıştır. 2002 yılında restore edilerek Kültür Evi
olarak hizmete açılmıştır.

9. Yy. da çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan Chapel, 11
X 7 m. boyutlarındadır. Ambon Tonozu’nda “İsa Peygamber’in Göğe
Yükselişi” (Ascension) sahnesini hatırlatan izler; Ambon, Narthex ve
duvarlarının ise, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (Fresko) ile
süslüdür. Ancak, Freskolar zamanla tahribata uğramıştır.


Aya Nikolas (BODOSAKİ) KİLİSESİ - BARTIN: 1319 yılında Bartın’daki
Rum Cemaati tarafından yaptırılmıştır. 1936 yılından itibaren bir süre
Elektrik Santralı olarak kullanılan bu tarihi yapı, 1995 yılında
restore edilerek Kültür Evi olarak hizmete açılmıştır.


Ebu Derda Türbesi - BARTIN: Hz. Peygamberimizin Sancaktarı Ebu Derda
Hazretlerine ait olduğu söylenir. Ancak; tarihi kaynaklara göre,
Hicretin 50. yılında İstanbul’un kuşatılması sırasında bu bölgeden
geçerken buralarda bir süre kaldığı tahmin edilen Ebu Derda Hazretleri
hatırasına sonradan bir türbe yapıldığı ve burasının manevi bir makam
olarak kabul edildiği olasıdır.


Türbenin, belgelenemeyen bir rivayete göre Bartın Müftülerinden
Toscuoğlu Hacı Rıfat Efendi tarafından yaptırıldığı söylenmekte, yılı
bilinmemektedir. Eldeki kaynaklardan, takriben yüz yıl kadar önce
geçirdiği büyük yangın sonrası onarıldığı anlaşılmaktadır.


Günümüze sadece bir taş lahidi ulaşan ve yanında küçük bir cami ile
kavşak suyu çeşmesi ve bir kuyu bulunan türbe, manevi makam olarak
hayli ziyaretçi çekmektedir.


Şimşirli Baba Camii -ULUS: Ulus ilçesinin Kalecik köyündedir. Tarihi
bilinmemekle beraber, Şimşirli Baba tarafından bir gecede yapıldığı
rivayet edilen caminin yanında kendi mezarı, Akşemseddin’in babası
Hamza Efendi’nin mezarı ve soğuk sularıyla Akşemseddin Çeşmesi
bulunmaktadır.


Kalecik yakınlarında uzun yıllar eşiyle birlikte yaşayan Kara Yusuf
İzzettin Hazretleri’nin vakit namazlarını uzun süre yörede yoğun olan
şimşir ve çınar ağaçlarının gölgesinde, daha sonra da geniş gövdeli
çınar ağacını oyarak yaptığı 4m2′lik mekanda kıldığından Şimşirli Baba
adıyla anıldığı söylenir.


Günümüzde, 500 kişinin ibadet yapabildiği cami ve imaret; hem ibadet
ve hem de genç annelerin doğum sonrası az olan sütlerinin artması
amacıyla günü birlik ziyaretçi çektiği gibi, her yıl Recep, Şaban ve
Ramazan aylarında onbinlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
Özellikle, Recep’in 1.haftasında (Regaip Kandili’ni müteakip) ilk Cuma
günü akşamı, Cuma namazından sonra kesilen kurbanların yoğurt ve
çorbalarla ziyaretçilere ikram edildiği ve ev sahipliğini çevre
köylülerin yaptığı büyük kutlamalara da sahne olmaktadır.


Şimşirli Baba’nın oldukça fazla ziyaretçi çekmesine neden olan öykü
ise hayli ilginçtir. Yöre halkı “Şimşirli Baba Tayyü Mekan’a vakıftı,
bütün namazlarını Beytullah’ta (Kabe) kılardı. Geçimini ise, sahibi
olduğu tek inekten elde ettiği süt ürünlerinin takasıyla sağlardı.
Ancak, onlarca inekten alınmışçasına bol olan sütün kaynağı aslında
yörede yaşayan geyiklerdi. Her sabah toplu halde buraya gelen geyikler,
hiçbir zorluk çıkarmadan Şimşirli Baba ve eşi tarafından sağıldıktan
sonra ormana dönerlerdi. Ayrıca Şimşirli Baba’nın bir gecede yaptığı bu
caminin malzemesini de aynı gece geyikler taşımışlardı.” diyorlar


Küçüktepe Martyrıumu- AMASRA: Uzun yıllar Roma ve Bizans yönetiminde
kalan Amasra’nın, Ereğli ile birlikte Hıristiyanlığın gizlice
örgütlendiği ve M.S. 1.Yy. sonları ile 2.Yy’da bütün İmparatorlukta
etkisi hızla yayılan Hıristiyanlığın hayli taraftar bulduğu ilk
yerlerden olduğu söylenmekte, 9.yy’da Kırım’la ilişkisi bulunan etkin
bir Başpiskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir.


Amasra’da yaşayan ve 1.Yy’da Hıristiyanlığı ilk yaymaya çalışan
Pontus’lu Rahip Iakintos; 711 yılından sonra Hora ve Ayasofya
kiliselerinde dualarla anılan Kyros; 8.yy’da İkonoklast Yorgi Georgios;
Hıristiyan inançları bakımından, dönemlerinde ruhani meclis tarafından
“Aziz” ilan edilerek öldürüldükleri yerler, sığındıkları mağaralar ve
mezarları kutsanan ilk Hıristiyanlardır.


Bugün, Amasra’yı ziyaret edenler; kutsanan yerlerden Iakintos ve
Kyros’un mezarının bulunduğu Küçüktepe yamaçlarına, Georgios’un
inzivaya çekildiği yer olarak bilinen Büyüktepe mağarasına, Amasra
Kilisesine (bugünkü Fatih Camii) yakın ilgi göstermektedirler.


HANLAR:


Taşhan - BARTIN: 1832-1835 yılları arasında Hacı Ali Ağa tarafından
yaptırılmıştır. 24,25 x 23,70 m.lik alanı kaplamakta olup, iki katlı,
dikdörtgen planlı ve açık avluludur. 18 odası, 16 tonozlu bölmesi
vardır. Halen şahıs mülkiyetinde ticari amaçla kullanılmaktadır. Kent
merkezinde, Hükümet caddesindedir.


Dervişoğlu Hanı - BARTIN: 1897 yılında Dervişoğlu Ali ve Osman
Kardeşler tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgene yakın planlı, iki
katlı ve revaklıdır. Birinci katta 7, ikinci katta 9 odası vardır. Yapı
malzemeleri taş ve tuğla olup, sonradan restore edilmiştir. Halen
ticari depo olarak kullanılmaktadır. Karakaş caddesindedir.


HAMAMLAR:


Şehir Hamamı - BARTIN: 1747 yılında Bartın Voyvodası Çalıkoğlu
tarafından yaptırılmıştır. Yapının duvarları harçlı moloz taş, iki
katlı soyunma yeri ahşaptır. Bir büyük, üç küçük kubbeli olup,
ortasında küçük bir şadırvanı vardır. Ana mekan camekanlı Soymalık,
Sıcaklık ve Külhan’dır.


Osmanlı Hamamı Kalıntıları - AMASRA: 17 yy.da yapıldığı
sanılmaktadır. Soğukluk, Ilıklık, üç kurnalı yıkanma yeri ve su
hazneleri ile külhan bulunmaktadır. Yıkanma yeri bir orta kubbe iki
yarım kubbe ile örtülüdür. Soğukluk kısmı yıkılmıştır. Dört köşesinde
görülen “Biye”ler Anadolu Beylikleri döneminin tipik mimari
özelliklerini taşımaktadır.


KÖPRÜLER:


Kemerköprü - BARTIN: 1872 yılında Çalıkoğlu İbrahim Bey tarafından
yaptırılmıştır. Kocanazçayı üzerinde, kesme taştan harçla yapılan çok
sağlam üç ayak ve iki sivri kemer üzerine kurulmuştur. Boyu 42 m,
genişliği 8.5 m’dir. İnşaat sırasında harcın daha güçlü olmasını
sağlamak için içerisine binlerce yumurta akı katıldığı söylenmektedir.


Orduyeri (Kışla] Köprüsü: 1887 yılında Bolu Mutasarrıfı İsmail Kemal
Bey’in önderliğinde, halkın yardımıyla yapılmıştır. Kocaçay üzerinde,
kesme taştan beş sağlam ayak üzerine kurulmuştur. Birinci ve ikinci
ayaklar Yalı tarafında olup, arasında yol geçmektedir. Üçüncü ve
dördüncü ayaklar çay içinde, beşinci ayak ise Orduyeri Mahallesi
tarafındadır. Çay içindeki ayakların iki tarafında yarım kubbe
şeklindeki çıkıntılar, suları iki tarafa dağıtmakta ve ayakların
dibinin aşınmasını önlemektedir. 98 m boyunda ve 7.3 m genişliğindeki
köprünün ahşap olan üst kısmı 1957 yılında beton olarak yeniden
yapılmıştır.


Köprünün ikinci ayağının güneye bakan kısmında bir kitabe ile
dördüncü ayağın kuzeye bakan kısmında bir kurt bulunduğu; başı kuzeye
doğru, ön ayakları dik, arka ayakları ve kuyruğu üzerine oturmuş
durumdaki kurt heykelinin 1980′li yıllarda çalındığı söylenmektedir.


Kemere Köprü - AMASRA: Boztepe’deki Sormagir Kalesini Amasra’daki
Zindan Kalesine bağlayan tek gözlü bir köprüdür. Bizans dönemine aittir.


Kemerdere Köprüsü: Roma İmparatoru Claudius döneminde (M.S. 41-54)
yapılan tek gözlü bir Roma Köprüsü olup, Amasra’ya 3 km uzaklıktaki
Cevizlik Vadisi’ndedir. Amasra’yı Bartın’a bağlayan ve 4. km’de de
Kuşkayası Anıtı’nın önünden geçen Roma yol ağının bir parçasıdır. Köprü
Ayağındaki çok silik bir kabartma kompozisyonunda; mızrakla savaşan
yedi asker, Roma-Pontus Savaşlarını anlatılır.


Bartın’ın, dik ve ormanlık yamaçlarla denize ulaşan 59 Km.lik kıyı
kesimi, olağanüstü güzellikteki koyları ve renklerle bütünleşen bitki
örtüsüyle ilginçtir. Çoğu bakir olan bu koylar, temiz kumları, az
dalgalı suları ve doğayla bütünleşen güzellikleriyle beğenilmektedir.


İNKUMU PLAJI:


Doğal güzelliği ve plajı ile beğenilen İnkumu; turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecek donatılara sahiptir.


GÜZELCEHİRAR, MUGADO, HATIPLER VE KIZILKUM PLAJLARI:


Bartın merkez ilçe sınırları içinde bulunan Güzelcehisar, Mugada ve
Kızılkum koyları; ormanla kaplı çevre güzelliği, temiz kumu ve
sularıyla günübirlikçilerin beğendiği tatil beldeleridir.


AMASRA PLAJI:


Ülkemizde turizmin başladığı yer olarak bilinen “Çeşm-i Cihan
Amasra”; 3000 yıllık tarihsel değerleri yanında eşsiz doğal
güzelliğiyle de Bartın’ın en eski turizm beldesidir.


ÇAKRAZ PLAJI:


Amasra - Kurucaşile karayolunun 18. Km’sindeki Çakraz; doğal
güzellikleri, temiz kumları ve sakin suları ile beğenilmektedir.
Turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecek donatılara
sahiptir.


BOZKÖY, AKKONAK, DELİKLİŞİLE VE GÖÇKÜN PLAJLARI:


Amasra ilçesi sınırları içindeki Bozköy, Akkonak, Deliklişile ve
Göçkün koyları; günübirlikçiler için, deniz ve doğa ile içiçe tatil
yapılabilecek uygun donatılar ve kamp olanakları sunmaktadır.


KURUCAŞİLE, TEKKEÖNÜ, KAPISUYU, KARAMAN VE ÇAMBU PLAJLARI:


Bartın’ın kuzeydoğu ucunda yer alan Kurucaşile, Tekkeönü, Karaman ve
Kapısuyu plajları; Karadeniz’in vahşi güzelliğini sergileyen doğası,
temiz kumu ve sularıyla beğenilen tatil beldelerimizdir.


Tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü ile balıkçı köyümüz
Kapısuyu; turizme yönelik Ahşap Yat ve Tekne yapımcılığı ile de ilgi
çekmektedir.


Bartın’ın dik ve ormanlık yamaçlarını deniz ile buluşturan 59 km’lik
sahil şeridi ve plajları yerli ve yabancı turistlerin ilgisini
çekmektedir. Özellikle İnkumu Plajı deniz mevsiminin kısa olmasına
rağmen (Haziran-Ekim arası) yoğun ilgi görmektedir. Bunun yanında
Amasra, Çakraz, Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar ve Bozköy bölgenin
önemli diğer plajlarıdır.


GÜRCÜOLUK MAĞARASI:


Gelişimini tamamlamış, ancak iç şekillenmesi devam eden Gürcüoluk
Mağarası; görünümleri son derece güzel ve ilginç sarkıt, dikit, sütun,
makarna sarkıtları, duvar ve perde damlataşları ile bezeli rengarenk
bir dünyadır.


Gürcüoluk Mağarası, Üçgen biçimli ve 3-4 M genişliğindeki ana
girişten sonra yaklaşık 4-5 M yüksekliğinde ve 6×7 m boyutlarındaki ilk
oda çevresinde toplanan 15 odadan oluşur. Gerek ulaşım kolaylığı ve
doğal çevrenin güzelliği; gerekse renkleri gri, krem ve bej arasında
değişen rengarenk damlataşlar ve fiziki özellikler; Mağarayı çekici
kılmaktadır.


Bartın’a 32 Km uzaklıkta ve Amasra ilçesi, Makaracı köyündedir.
Mağaraya, Amasra-Çakraz karayolu güzergahında bulunan İnpiri veya
Karakaçak köyü üzerinden ulaşmak mümkündür

 
174 okuma | 0 Yorum | 16 Oy | Eklenme Tarihi: 07 Kasım 2009 Cumartesi

Oy Vermek için Yıldızları Kullanın


Etiketler : » Bartın » Karazilecekdeniz » Truzim » Bilğileri » Gezilecek » Yerler
Son Makaleler Tüm Makaleler
Truzim Tatil Gezi Yerleri
Dağlar Ovalar Göller Piknik Şelale Yerleri
Samsun Bafra K...
125 Okuma
Dağlar Ovalar Göller Piknik Şelale Yerleri
Sinop Kırsal O...
156 Okuma
Yaylalar Kırsal Bölgeler Kaleler
Kastamonu Ayan...
146 Okuma
Yaylalar Kırsal Bölgeler Kaleler
test...
262 Okuma
Truzim Tatil Gezi Yerleri
 İçeriğe Ait Yorumlar
Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş